1 MayısDemokrasi ve SolGündemPolitikaToplum ve SiyasetToplumsal Cinsiyet
Trend

SPoD LGBTİ+ 1 Mayıs’ta İVME için yazdı

Yaşamın önemli bir bölümünü örgütleyen işçi ve emekçilerin elbette bu gününün kutlama ile geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak biz bu günü cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığın yarattığı toplumsal düzen nedeniyle LGBTİ+ işçi ve işsizlerin uğradığı hak ihlalleri ve sömürü ile karşılıyoruz.

Kaos GL Derneği’nin 2020 yılında yaptığı Türkiye’de Özel Sektör ve Kamu Çalışanı LGBTİ+’ların Durumu araştırmalarına göre, özel sektörde işyerinde cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve interseks durumuna ilişkin tamamen açık olabilen kişilerin oranı yüzde 14,8 iken, bu oran kamuda sadece yüzde 3,4’te kalıyor. Yine Özel sektörde LGBTİ+ çalışanların yüzde 36,9’u işyerinde nefret söylemine maruz bırakılırken, bu oran kamuda çalışan LGBTİ+’lar için 56,6.

LGBTİ+ işçi ve emekçilerin örgütlü bir mücadele içinde kendilerini var edebilmesi de çoğu zaman mümkün olmuyor. Görünen o ki LGBTİ+ işçilerin çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar ve kendilerine özgü ihtiyaçlarına yönelik düzenlemelerin yapılması sendikalar tarafından da bir öncelik olarak ele alınmıyor.

Cinsiyet kimlikleri, cinsiyet ifadeleri ve cinsel yönelimleri nedeniyle sıklıkla toplumsal kabulün dışında bırakılan LGBTİ+’lar, toplumsal kriz ve kitlesel travmaların yaşandığı durumlardan çok daha derin biçimde etkileniyor. SPoD’un 856 LGBTİ+’nın katılımıyla yaptığı çalışma, LGBTİ+’ların %64’ünün pandemi sürecinde herhangi bir işte çalışmadığını ve %54’ünün herhangi bir gelirinin olmadığını ortaya koyuyor. Yine SPoD’un yayınladığı, COVID-19 sürecinin ilk üç ayında derneğin çeşitli çalışma alanlarına ilişkin deneyimlerine yer veren Pandemi Raporu’na göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın COVID-19 pandemisi devam ederken yayınladığı LGBTİ+’ları ve HIV’le yaşayanları hedef gösteren merkezi Cuma hutbesinin ardından cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelli ayrımcılık ve şiddet vakalarında yüzde yüz artış yaşandı.

Bu nedenledir ki LGBTİ+ çalışanların istihdamın her aşamasında ayrımcılık ile karşı karşıya olduğu çalışma yaşamanın içinde güvenceli bir iş talebinin yanında cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi de kapsayan politikalar oluşturulmasının zorunlu olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. LGBTİ+’ların çalışma hayatı başta olmak üzere, yaşadıkları tüm ayrımcılık ve eşitsizliklerin son bulmasında dayanışmanın önemine inanıyoruz.

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu