LaiklikToplum ve SiyasetToplumsal AdaletYaşam Tarzı

Val(s)lahi Bıktık, Kusura Bakıyoruz – Görkem Yaz

‘’Kimse kusura bakmasın, milli günlerimiz üzerinden bu ülkenin dindar vatandaşlarına göndermeler yapmasına biz izin vermeyiz. Biz bu zihniyete pabuç bırakmayız’’. Kusura bakıyoruz. Bu cümleyi sarf eden politikacımız özelinde vals yapmayı intikam yemini gibi lanse eden herkese seslenmek istiyorum bugün. Laikliği yanlış anladığımızı söylüyorsunuz. Evet, bundan uzun bir zaman önce laikliği yanlış anlamış olanların sayısı oldukça fazlaydı. Peki, bugün etrafınıza baktığınızda ne görüyorsunuz? Seküler kesimin sosyal anlamda ne kadar dönüştüğünü ve genç kuşaklarda muhafazakârkesime karşı gelişen empati duygusunu görmezden geliyorsunuz. Laikliği doğru anlayanların ve bir dinin kamusal alanda tahakküm kurmasının yanlış olduğunu gören dindarların artık çoğunlukta olduğunu ve iktidar değiştiğinde yeni bir anlayışı bizim kuşağımızın inşa edeceğini ıskalıyorsunuz.

İki tarafın da bitmek tükenmek bilmeyen hassasiyetlerinden, bir türlü kapanmak bilmeyen ve üfleyince kanayan yaralarından vallahi bıktık. Birbiriyle derdi olan herkesi bu sonsuz hesaplaşma sürecini bitirmeye davet ediyorum; çünkü biz burada birbirimizin boğazını sıkarken asıl meselemizi unutuyoruz. Bir kimliğin arkasına sığınarak memleketin kaymağını kendi küçük azınlığı içerisinde paylaşanlar, biz mahalle maçı yaparken her saniye daha da sömürüyor bize ait olanları. Her şeyi yasaklıyor; alanımızı daraltıyorlar. Biraz durup düşünseydiniz, milli bayramı vals yaparak kutlamanın ‘’vatandaşlara’’ yönelik bir tepki olmadığını anlardınız. Zira kimsenin sizin dininizle bir derdi yok. Bizim derdimiz devlete zorla Sünni baba gömleği giydirilmeye çalışılması ve laiklik ilkesinin pratik edilememesidir. Bu göndermenin muhatabının zamanında isteyerek ya da istemeyerek pabuç bıraktığınız devletin Sünnileştirilmesi zihniyeti ve bu zihniyetin mimarı olan yönetici elitler olduğunu fark etmemiş olmanız çok üzücü. Bir rövanş isteniyor. Ancak düelloya davet edilen vatandaş değil yönetenlerdir.

Aynı konuşma içerisinde niçin bir tane bile Alevi kaymakam olmadığını sormuşsunuz. Bunca yıl bakanlık yaptınız. Bakanlık personelinizin alt kimliğine ve demografik niteliklerine odaklandınız mı? Temsilde adaletli bir kadro dağılımı için çalıştınız mı? Alevileri kaymakam yapmayan zihniyete karşı o gün neler söylediniz? Bugün gelinen noktadaki payınızı inkâr mı edeceksiniz? Özeleştirinizi vermeden mücadele yolunda çoktan ilerlemeye başlamış olanlara çatmak haksızlıktır. Rövanşist olarak nitelendirdiğiniz bizlerin temel derdi devletin iliklerine kadar işlemiş bu ‘’Sünni Vesayet’’i silmektir. Sünni vatandaşları yeryüzünden silmek değildir. Vals dansının romantize edilmesinin yegâne sebebiyse homojen bir kimliğin diğerleri üzerinde tahakküm kurmadığı ve herkesin eşit yurttaş olduğu medeniyetlere duyulan özlemdir. Rövanşistlerin (!) arzusu o kadroların Sünni, Alevi, Hristiyan, kadın, erkek, lgbti+, Türk, Kürt, … herkese aynı seviyede erişilebilir olmasıdır. Hiçbir kimliğin bir diğerinin varlığını tehdit etmemesidir. Şimdiki zamanda yaşayıp hayaletlerle kavga etmekten vazgeçiniz lütfen. ‘’Vals’’in arkasına sığınan talebin ne olduğunu ve kimden geldiğini iyi analiz ediniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu