Gündem

Boğaziçi Üniversitesi’nde Yaşananları BUPAWS Anlattı

İki yıldan fazladır Boğaziçi Üniversitesi iktidar ablukası altında eğitim – öğretime devam etmeye çalışıyor. Tam da bu noktada, öğrencilerin deyimiyle “sömürge rektörü” Naci Bey’e üniversite içerisinde iyi işler yapan topluluklar ve merkezler dokunmaya başladı. Boğaziçi yok edilecekse içindeki kültür ile yok edilmeliydi.

Atanmış Rektör Prof. Naci İnci’nin Boğaziçi Üniversitesi’nde yapmakta olduğu iktidar yanlısı değişikliklerden büyük ölçüde etkilenen Boğaziçi Üniversitesi Barınma Merkezi’nin (BUPAWS) son yıllarda yaşamakta olduğu zorlukları Özgür Hacıoğlu, İVME Hareketi adına BUPAWS gönüllüleri ile görüştü.

Bugün sizleri BUPAWS – Boğaziçi Üniversitesi Barınma Merkezi ile tanıştırmak istiyorum. BUPAWS temelleri 22 yıl önce Türkiye genelinde sokak hayvanlarına karşı ihtilaf yapılan bir dönemde Rektör Prof. Dr. Sabih Tansal’ın yer tahsisi ile Hayat Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği iş birliği ile atıldı. 2015 yılında hayvanseverler, mezunlar, gönüllü öğrenci ve akademisyenlerin desteği ile platform haline geldi. Yıllarca akademisyenlerin, öğrencilerin, mezunların ve gönüllülerin destekleri ile bugünlere kadar ulaşabildi. Ta ki AKP iktidarı Boğaziçi Üniversitesi’ne el atıp tüm kültürünü, tarihini ve teamüllerini yıkmayı kafasına koyana dek. BUPAWS’ın hikayesini gönüllülerden dinlerken inanın nefesim kesildi.

Zamanı biraz geri alarak kısaca Boğaziçi Üniversitesinde neler yaşandığını ve bu yaşanan sürecin BUPAWS’ı nasıl etkilediğini anlatmak istiyorum. 

Biliyorsunuz 2021 yılının başlamasıyla AKP iktidarı Melih Bulu’yu rektör olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne atadı. Bununla birlikte atamalar, yeni fakülteler kurulması, senatodaki değişiklikler hızlıca başladı. Öğrenciler ve akademisyenler yaşanan bu atamaya karşı geldiler ve direndiler (Akademisyenler 700 günden fazladır yaşananlara karşı direniyorlar). Bulu ile ilgili Cumhurbaşkanı geri adım atarak Melih Bulu’nun yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Naci İnci’yi rektör olarak atadı. Boğaziçi artık iktidarın emir eri olan bir rektör tarafından tam yetki ile kuşatılmaya başladı. Muhalif görünen akademisyenler okuldan uzaklaştırıldı, mezunların okula girişi yasaklandı ve mevcut öğrencilere disiplin soruşturması başlatılarak derslerine-sınavlarına girmeleri engellendi. Boğaziçi Üniversitesi kampüslerinden taşınmaya ve yukarıdan gelen talimatları uygulamaya başladı.

2 yıldan fazladır Boğaziçi Üniversitesi iktidar ablukası altında eğitim – öğretime devam etmeye çalışıyor. Tam da bu noktada, öğrencilerin deyimiyle, “sömürge rektörü” Naci Bey’e üniversite içerisinde iyi işler yapan topluluklar ve merkezler dokunmaya başladı. Boğaziçi yok edilecekse içindeki kültür ile yok edilmeliydi. Arazisi iktidar yanlısı müteahhitlere peşkeş çekilmeli ve boğaz kenarında bir okul değil villalar olmalıydı.

Şimdi asıl konumuza gelelim, yazının başında size kısaca bahsetmiştim: Boğaziçi Barınma Merkezi (BUPAWS). Gelin BUPAWS gönüllerinden detayları dinleyelim:

“Boğaziçi Barınma Merkezi aslında bir barınak değil. Kampüs içerisinde özel bakıma ve barınmaya ihtiyaç duyan köpek ve kedilerin bakımlarının yapıldığı, yaşlı canlıların son günlerini güzel geçirebilecekleri bir yaşam alanıdır. Mevcutta 65 köpek 5 kedi bu alanda uzun yıllardır yaşıyorlardı. 2015 yılında sosyal sorumluluk projeleri için alanımızı lise öğrencilerine açtık. Her yıl onlarca lise öğrencisini yaşam alanımızda ağırlıyoruz. Öğrencilere yönelik başlattığımız CAS (Creavite Activity Services) programımız var. Bu program ile lise öğrencilerinin sokak hayvanlarına bakış açısını değiştirmek, onlarla birlikte nasıl yaşayabileceğimizi öğretmek ve topluma hizmet programları çerçevesinde emek vermelerini sağlamayı hedefledik. 2023 yılında Kabataş Erkek Lisesi, Robert Kolej, Kadıköy Anadolu Lisesi, Pierre Loti Lisesi ve Ekrem Elginkan Lisesi ile iş birliği anlaşması yapıldı. Öğrencilerin topluma hizmet programlarını BUPAWS yaşam alanında gerçekleştirecektik. Yaşanan bu süreç öğrenciler için yaptığımız bu anlaşmayı da maalesef yarıda bıraktı.

CAS programının dışında öncelikle Boğaziçi Üniversitesi eğitim fakültesindeki öğretmenlik bölümü öğrencilerinin dönemlik 30 saatlik topluma hizmet dersi için platform olduk. Bu çalışmaları yaparak ileride öğrencilerine bu bilgi birikimini, tecrübeyi aktarmalarını sağlamaya çalışıyoruz. 

Bu yıl üçüncüsünü yaptığımız ‘4 Pati 1 Dost’ çevrimiçi etkinliğimiz ile katılımcılara farklı konularda eğitim programları sağlıyoruz. Her katılımcı için Purina yaşam alanımıza 30kg mama yardımında bulunuyorlar. Bu yardımlar sayesinde hem kendi alanımızdaki canlılarımıza hem kampüs içerisindeki canlara hem de farklı şehirlerde kardeşlik kurduğumuz yaşam alanları ile dayanışarak paylaşıyoruz. Basına yansıyan ve ülkede gündem olan Kars Susuz ’un sembol canı Bahtiyar son 1.5 yılını bizim yaşam alanımızda geçirdi. Kurulan bu bağ ile Kars Susuz’da okuyan öğrencilere 4 gün süren 8 farklı modülde eğitim programını online olarak gerçekleştirdik. Yapılan bu çevrimiçi yaz kampı neticesinde eğitim alan öğrenciler Susuz’daki yaşam alanına ilgileri arttı. Bunlar Bahtiyar sayesinde oldu. Aynı zamanda Purina markası Genç Akademi Programının saha çalışmalarını merkezimizde yaptı ve benzer modeli farklı şehirlerdeki veterinerlik öğrencilerine kurmak için çalışmalar başlattılar.”

Tabi yıllardır açık olan bir merkez burası ve görüşme yaptığımız gönüllüler bize yakın zamanda yapılan ve ülke çapında da farkındalık yaratan projelerini anlattı. Bunun dışında da yapılan ve uzun yıllardır fayda sağlayan projeler de var. Şimdi bu yukarıda anlattığım İstanbul’un göbeğinde bir vaha gibi olan yerin “sömürge rektörü” tarafından başına gelenleri dinleyelim.

“2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Boğaziçi Üniversitesi’ne bir yazı gelmiş ve yapılacak olan Fetih Yolu projesi kapsamında İstanbul Fethi Şehitlik Dergahı’na yakın olarak bulunan merkezimizin bir kısmının bulunduğu parselden çit ve kulübelerin kaldırılması talep edilmiştir. Bu bağlamda üniversite yönetimi merkezimizle iletişime geçmiş ve durumu bildirmiştir. 1 yıl içinde yönetimle yapılan görüşmelerde alanımızda kalma isteğimiz kesinlikle kabul edilmediği için, belli şartların yerine getirilmesi koşuluyla belirlenen yeni bir alana taşınacağımızı kabul ettik ve görüşmeleri sürdürdük. Taşınacağımız alanın tamamen gönüllülük esası ile kurduğumuz alandan eksiksiz olmaması konusunda anlaştık.

Tarafımıza şartlı bağışla üniversitemize verilen bir alanın tahsisi bildirildi. Fakat belirtilen bu alan hem şartlı bir bağış alanı olması hem de yerleşim yerlerine yakın olması sebebiyle tartışmalı bir alan. Zaten yerleşim yerlerinde yaşayanlar yürütmeyi durdurma kararı için dava açtılar.         

Nitekim bu yaşananlar ve görüşmeler hiçe sayılarak 14 Mart tarihinde taşınma yapılmasında mutabık kaldık. İlk olarak çadırların taşınması yapılacaktı. Fakat 15 Mart tarihinde mutabık kalınan şekilde bir taşınma yapılmadığını gördük. Alana giriş yapan inşaat araçları ile yıkım yapar gibi bir taşınma yapılmaya çalışıldı. Kamuoyu baskısı ile bu süreç kısmen durdu. Fakat diğer yandan halihazırda bulunduğumuz alanda, yaşamın nasıl da kötü olduğu ve gönüllülerimizin “terör örgütü” etkisi altında olduğu gibi karalama kampanyaları yetkili organlar tarafından başlatıldı. Bu arada iktidar vekillerinden araya girip bu sürecin doğru yürütülmesi için görüşmeler yapılmaya çalışıldı ve bundan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığından geldiği söylenen taşınma kararı bir anda Cumhurbaşkanlığı Kararına dönüştürüldü.

Bu kararı alanlar ve uygulayıcıları kim onları tanıyalım isterseniz. Mevcut Genel Sekreter Hasan Fehmi Topal, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Candan ve arka planda 27. Dönem AKP İstanbul Milletvekili İffet Polat var. Kendisi de yaşanan bu sürecin içerisinde. Bu ismi geçen kişilerin ortak özelliği BURA – Boğaziçi Üniversiteliler Derneği eski başkanı, yöneticisi ve üyesi olmaları. Rektör Naci İnci’nin atanması ile BURA üyeleri üniversite içerisinde hızlıca kadrolaşma ve yönetimde söz sahibi oldular. Nedim Malkoç yerine gelen yeni genel sekreter Hasan Fehmi Topal da BURA derneği üyesi. Bir kişi daha var ki kendisi önceden üniversitemizde yaptıkları ile ünlü Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı Soner Melih Kural. Ayrıca AKP İl Başkanlığı görüşmek üzere bizlere Nebile Muhsin’i yolladı. Diğer hayvansever STK’ların uyarılarına rağmen kendisi ile görüşmek durumundaydık. Bizim için içeride baktığımız canlar için biz çözüm yolu bulmak en temel düşüncemizdi.

Soner Melih Kural, Hasan Fehmi Topal ile aynı bölüm mezunu alt devresi. Aynı zamanda eski Kilyos Koordinatörü Soner Melih Kural, Kilyos’ta bulunan canlıları kampüsten kovmaya çalıştı.”

Yönetim değişikliği ile üniversite içerisinde yaşananları okuyorsunuz. Ali kıran baş kesen gibi hareket etmeye çalışan bir güruh Boğaziçi Üniversitesi’ni abluka altına almış durumda. Yeni taşınılan ve şartlı bağış olan araziye yürütmeyi durdurma kararı almak için dava açan kişilere, merak etmeyin kısa zaman sonra buradan da gidecekler bize müsaade edin, deniyormuş.

Tabii bu taşınma işlemi esnasında merkez yöneticileri ve idarecilerinin darp edilmesi, gönüllü öğrencilerin gözaltına alınması, güvenliğin bir sınıf nöbeti tutar gibi alana uçan kuşu bile sokmamaya çalışması gibi olaylar yaşanıyor. Taşıma için Üsküdar Belediyesi araçları yardıma geliyor, sanırım üniversite yönetimi iktidar partisinden yerel yönetim desteği istemiş olacak ki görev alanı dışında bir belediye bu önemli olaya müdahil olmuş. Üsküdar Belediyesini bu işe karıştıran ve alana sokanda AKP İl Başkanlığının konu ile ilgili görüşülmesini istediği Nebile Muhsin.

Röportajımızı sonlandırırken BUPAWS gönüllüleri ile cevap bulamadığımız bazı sorularımız oldu. Bu soruları da buradan yüksek sesle tekrardan sormak istiyoruz ve cevaplarını merakla bekliyoruz.

  • Yeni taşıma alanına acil olarak kurulan 3 konteynır ve sundurma için 1.5 milyon TL harcandığı söyleniyor. Bu alım için üniversite tarafından bir ihale açılmış mıdır? Açıldıysa yüklenicisi kimdi? Yapılan sözleşme ve şartları nedir?
  • Taşınma konusunun uygun olduğu görüşü alınan Üsküdar Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ömer Uzunali’nin bu konuda yetkinliği nedir? Uzun yıllar lisede öğretmen olduğu doğru mudur? Alanı ile ilgili akademik veya saha çalışması bulunmakta mıdır?
  • Kampüsler içerisinde bulunan canlıların doğal yaşam alanlarından toplanması ve barınma merkezini bir barınağa dönüştürülmesi mi planlanmaktadır?
  • BUPAWS’ın maddi ve manevi kayıpları nasıl karşılanacaktır? Bunca yaşanan sürece rağmen gönüllülerin paraları ile gelen kulübelerin üniversite tarafından getirildiği söylenmezse alana alınmayacağı söylendi mi? Dünya Sokak Hayvanları Günü alana getirilen kulübeler için hizmet alımı yapıldı mı? 

Yaşanan bu süreçleri bütün olarak okumak yaşananları anlamak için daha uygun olacaktır. Mezunların kendi yatırımları ile yaptığı BUMED’in kapatılması ve alandan çıkarılması, BUPAWS’ın alandan çıkartılması tamamen üniversite arazisindeki parseller üzerinden düşünülen birtakım planların bir parçası. Şehrin değerli bu parselleri birilerinin iştahını öyle kabartmış olacak ki herhangi bir canlının gözünün yaşına bakmadan hareket etmekten çekinmiyorlar.

Onlarca cana yıllarca yuva olmuş BUPAWS’a karşı yıkıcı bu tutumun bir an önce durulması gerekmektedir. Taşınma esnasında yaşanan travma yüzünden can dostumuz ‘Paşa’ maalesef ki daha fazla dayanamadı. Daha fazla can hayatını kaybetmeden bu işlem durdurulmalı ve BUPAWS’ın canları mutlu oldukları alana geri dönmelidir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu