Demokrasi ve SolEkoloji ve İklimPolitikaToplum ve SiyasetToplumsal AdaletYaşam TarzıYerel Yönetimler

5 Soru 5 Cevap : Susuz’un Patileri I Kars Susuz Belediyesi Başkanı Oğuz Yantemur – Özgür Hacıoğlu

Orada bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz

5 Soru 5 Cevap’ta ikinci konuğumuz Kars Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur. Sayın başkandan yaklaşık 10,000 nüfuslu küçük bir ilçede sınırlı kaynaklarla başardığı Türkiye’de ses getiren projelerini ve geleceğe yönelik çalışmalarını öğreniyoruz. 

*Önemli not ve rica: Röportajımızı okuyan tüm dostlardan Susuz’un Patilerine destek vermesini rica ediyoruz.

Özgür Hacıoğlu, (İVME Hareketi) CHP için zor bir coğrafyada, 2014 yerel seçimlerine göre oyunuzu iki katına çıkararak %54 ile seçimi önde tamamladınız. Bu süreçte nasıl bir kampanya yürüttünüz, kısaca bahseder misiniz?

Oğuz Yantemur: Öncelikle genel merkezin seçim politikaları çok iyiydi. Çok iyi hazırlanmıştı, çok iyi bir ekip vardı. Bu ekip bizi seçim öncesinde eğitim çalışmalarına aldı. Eğitim çalışmalarında bu dönem CHP’nin belediye başkan adaylarının nasıl bir politika izlemeleri gerektiğini, neleri konuşup neleri konuşmamamız gerektiğinden tutun da ülkenin genel siyasetine bakışımıza kadar ya da bir ev ziyaretini nasıl yapacağımıza kadar tamamı konusunda bizlerin fikirleri alındı; araştırmaların sonuçları bize anlatıldı. Öncelikli rehberimiz bu oldu. Tabi bir de yörenin kendine ait koşulları vardı. O koşulları da iyi değerlendirerek, mevcut sorunları göstererek ve sorunlara nasıl çözümler üreteceğimizi, yani biz gelirsek neleri yapacağımızı -geçmişi eleştirmek, “Şunu yaptılar, bunu ettiler…” demek yerine- neleri yapabileceğimizi anlattık.

Ben öğretmenim, burada yıllardır öğretmenlik yapıyorum. Bölgenin sorunlarını da bildiğim için bu sorunlara nasıl çözüm yolları üreteceğimizi paylaşarak, çok fazla ve gereksiz tartışmalara girmeyerek ev, okul, kurum ziyaretleri yaptık. Seçim boyunca sokakta, kıraathanede, işyerlerinde herkesin sorunlarının neler olduğunu önce dinledik. Bizim ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının bu sorunlara hangi çözümleri getireceğini anlattık. Sloganımız “Derman Belediyeciliği”ydi. Gerçekten bu sorunlara nasıl derman olacağımızı anlattık. Oylarımızı da evet büyük ölçüde arttırdık.

Bizim coğrafyamız aslında sosyal demokrasiye yabancı bir coğrafya değil. Geçmişinde de CHP‘nin çok büyük oylar aldığı, CHP’nin temellerinin, köklerinin olduğu, cumhuriyetçi laik insanların yaşadığı bir coğrafya aslında. Kars’ın geçmişi de, Susuz’un ki de böyle. Çünkü bir köy enstitüsü geleneğimiz var bizim. Oradan yetişen insanlar var. Onu yaşamış, onu deneyimlemiş insanların olduğu bir ilçe. Onların yanı sıra ilçe örgütümüz, üyelerimiz, ilçe başkanımız ve partililerimizin büyük çabalarıyla beraber, birlikte başardık.

Ö.H: Çok güzel. Siz zaten bir önceki seçimde de adaydınız belediye başkanlığına.

O.Y: Ben bir önceki seçimde kurayla kaybettim. Türkiye’de belediye başkanlığını kurayla kaybeden ilk kişiyim. Tabi çok zor bir şey o kurayla kaybetmek olayı. 5 yıl her sabah uyandığınızda “Şunu da yapsa mıydım, şu arkadaşla niye konuşmadım, şurada şunu niye yapmadım?” soruları geliyor akla. Sonuçta kura, arada bir fark olsa insan yine şey yapar da kurayla kaybettik. Bir ilçenin kaderi 5 yıl kura ile belirlendi. Tabi bu da bizi biraz güdüledi. Daha çok çalıştık, emek ettik, hiç bırakmadık. Sanki seçimin hemen sonrasında yeni bir seçime hazırlandık ve başardık.

Ö.H: Çok güzel. Ben seçim sonuçlarını incelediğimde bu ilginç bir tabloyu görünce çok şaşırdım.  Yani Anadolu’nun bir ücra beldesinde birebir aynı oy çıkmış. Çok üzüldüm sizler adına, bir 5 yılınızı kaybetmişsiniz. Kars Susuz için de aynı şekilde. Umarım çabuk telafi edersiniz zaten bu süreçte, öyle de duruyor.

O.Y: 5 yıl bizim için kayıp yıllar oldu. Keşke o zaman… Bazı hatalar yapmışız demek ki. Yapmasaydık onlarla karşılaşmazdık ama. Dedim ya, bir ilçenin kaderini kurayla belirliyorsunuz. Oyları bile ikinci kez saymıyorsunuz. Çünkü biz AKP ile berabere kalmıştık. Oyları ikinci kez sayılmasını bile yaptıramamıştık, insan hani merak eder sayar. Ama olsun sonuçta geldik. Hakkımız olanı aldık. Biz buna gasp edilmiş 5 yılımız diyoruz.

 Ö.H: Kısıtlı imkanlara sahip bir belediye yönetiyorsunuz ve buna rağmen Türkiye’de gündem olan sorunlara çözüm üretiyorsunuz. En dikkat çeken projeniz de sokak hayvanları için yapmış olduğunuz Şefkat Evi. Cilavuz Şevkat Evi ile başlayarak, yaptığınız kooperatifleşmeyi, cinsiyet temelli şiddete karşı eğitim gibi projelerinizi bizlere anlatabilir misiniz?

O.Y: Tabi ki. Bizim seçim öncesinde vaatlerimizden birisi sokak hayvanlarıyla ilgili çözüm üreteceğimizdi. Tabi ki insanın da hayvanların da haklarını gözeten bir çözüm üretmemiz gerekiyordu. Bunu yaparken öncelikle Hasan Bey’in bizlere çok katkısı oldu, kamu çalışanı olduğu için ismini tamamıyla söylemiyorum, onunla birlikte yola çıktık. Kendisi de tabi projenin nasıl yapılabileceği konusunda çok endişeliydi. Biz dedik ki bizim umudumuz var, bu işi yapabiliriz. Oturup birlikte düşündük, köy enstitüsünün şu anda atıl durumda olan ahırı vardı. Onun etrafında 5-6 dönümlük bir araziyi çevirdik. Öncelikle sokak hayvanlarının burada özgürce koşup oynayabilecekleri, yavruların ayrı, hasta ve yaşlı olanlarınsa ayrı bir bölümde olduğu yerler oluşturduk. Daha sonra bunu sosyal medyadan da paylaştık. Sağ olsun bu konudaki duyarlı insanlarla güzel iletişimler kurduk. Onların da katkılarıyla ilçemizde şu an kısırlaştırılmamış sokak hayvanı kalmadı. Tamamının aşılarını, iğnelerini yaptırdık. Soğuk bir iklimde yaşıyoruz, sokak hayvanlarının durumu burada diğer yerlerden çok daha farklı. Onlar için de ayrı bölümler yaptık. Her gün yeni yeni şeyler kattık. “Şunu unutmuşuz aslında şunu da yapmamız gerekir. Bunu unutmuşuz bunu da yapmamız gerekir.” diye yola çıktık. Bu anlamda çok büyük destekler de aldık. İnsanların bizi bu konuda böyle tebrik etmeleri ya da yaptığımız işi onaylamaları çok hoşumuza gitti. Bunun diğer belediyelere örnek olmasını da istiyoruz. Bu çalışma devam ediyor.

Hayvanların da bizler gibi hakları olduğuna inanıyoruz. Merhametin olduğu yerde bereketin de olacağına inanıyoruz. Bu anlamda şu anda ilçemizde aç herhangi bir sokak hayvanı da kalmadı. Hatta şöyle bir iddiamız da var: Şu anda Susuz’da bir karga bir serçe bile aç kalmıyor. İnanın ki onlar bile diğer sokak hayvanları ile birlikte besleniyorlar. Hayvan Hakları Yasası’nın çıkması çok önemli. Bu tip çalışmaların sürdürülebilir olabilmesi, tüm belediyelerin ve kamu kuruluşlarının sorumluluk alabilmesi için meclisteki yasanın bir an evvel çıkması gerekiyor. Bu projelerin sürdürülebilmesi içinse belediyelere ek bütçeler verilmesi gerekmekte, çünkü biz bugüne kadar belediyenin kısıtlı bütçesiyle ve yardımseverlerin yardımlarıyla buraya kadar taşıdık. Bunun da sürdürülebilir olması için, yani bizden sonra da gelen belediye başkanı ya da çalışanların bu işi sürekli hale getirebilmeleri için, yasanın da bir an evvel çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

Ö.Y: Yakın zamanda İstanbul’da açtığınız stantla da bağdaştırarak kooperatif çalışmalarınızı açıklar mısınız?

O.Y: Kooperatifçilik bizim geçmişimizde, tarihimizde var, geçmişte Anadolu’nun her tarafında kurulmuş. Cumhuriyet buna çok önem vermiş, Kars’ta Kombine, Ofis, Karadeniz’de Çaykur, Fiskobirlik, Ege’de Tariş gibi birlikler, kooperatifler kurmuş. Bunlar çiftçiyi koruyan, piyasayı denetleyen kurumlardı. Zaman içinde kooperatifçilik hak ettiği değeri kazanmadı, aksine özelleştirmelerle ya da başka neoliberal politikalarla vazgeçildi. Günümüzde de tüketicinin çok pahalıya tükettiğini, üreticinin ürettiği ürünün hak ettiği değerini alamadığını görüyoruz. Bu anlamda biz ilk iş olarak burada 20 tane kadınla bir araya gelerek bir kooperatif kurduk. Neden kadınlarla? Çünkü kadınların üretime katılması çok daha önemliydi. Kadınlar aslında üretimin her aşamasındalardı ama bir arada ve görünür değillerdi. Önce Susuz Cilavuz Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni, daha sonra da kooperatifin bir satış mağazasını, iktisat işletmesini kurduk. Şu anda iktisat işletmesi var. Oralı kişiler istihdam ediliyor. Bunu tabii diğer illere de taşımamız gerekiyordu. Buna da İstanbul’dan başlamak istedik ve Esenyurt’tan başladık. Hemşerilerimizin de yoğun olarak yaşadığı bir yer olduğu için Esenyurt Belediyesi’yle konuşarak belediyenin gösterdiği bir alanda kooperatifin ürünlerini orada halkla buluşturduk. Hem buradaki üreticinin mallarını daha eder bir fiyata satabilmesini hem de tüketicinin doğal ürünlere daha ucuz fiyata ulaşabilmesini sağlamaya çalıştık. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor, diğer kooperatiflerle irtibatlar kurmaya çalışıyoruz. Onlarla birlikte daha iyi şeyler yapmayı düşünüyoruz. Acele etmeden, yavaş yavaş kooperatifin Susuz’da büyümesini sağlamaya çalışıyoruz. Büyüyor da, çok iyi dönüşler de aldık. Önümüzdeki dönem biraz daha iyi olacak, çünkü biz de yolda hatalarımızı ya da daha iyi nasıl yapabiliriz onu görüyoruz. Diğer kooperatiflerin çalışmalarını, nasıl başardıklarını inceliyoruz. Kooperatifimizin kuruluş aşamasında Tunç Bey’in eşi Neptün Soyer buradaydı, bizimle kooperatifin kuruluş çalışmalarına katıldı. Toplantıda kooperatifçiliğin nasıl olması gerektiğini Susuzlu kadınlara anlattı. O da bizi motive etmişti başta. Bu zamana kadar taşıdık, bundan sonra da daha ileriye, daha iyiye gideceğimize eminim.

Ö.H: Sanırım sizin eğitimcilikten gelen kadına verdiğiniz önem var. Bir diğer projeniz de cinsiyet temelli şiddete karşı eğitim. Bunlar da kadınlara yönelik çalışmalar diye düşünüyorum. Bu konuyla ilgili kısa bilgi verebilir misiniz?

O.Y: Şöyle düşünün. Dünya’da kadın ne kadar üretime katılmışsa sosyal alanın ne kadar içindeyse o ülke o kadar kalkınmış. Bunu istatistiksel olarak da görebiliriz dünyanın her tarafında. Günümüzde Türkiye’de her gün haberlerde kadın cinayetlerini izliyoruz. Susuz’un şöyle bir özelliği var; Cilavuz Köy Enstitüsü’nün daha sonra da Öğretmen Okulu’nun burada olması. Eğitim seviyesi yükselince kadına yönelik bu bakış açısı da değişiyor. Biz dedik ki olumlu bir örnek oluşturalım. Burası Kars’ın ilçeleri içinde kadına yönelik şiddetin en az olduğu ve töre cinayetlerinin olmadığı ilçesi. Ayrıca kız çocukların okullaşma oranının fazla olduğu bir ilçe. Kadına yönelik şiddet ve cinsiyet ayrımcı politikalar burada da vardı. Bunun aslında temelinin eğitim olduğunu görüyoruz. Eğitimin kalitesini ne kadar arttırırsak, ne kadar iyi bir eğitim verirsek bu sorunun da böylece önüne geçmiş oluruz. Ayrıca Türkiye’de de kadına yönelik şiddet olsun, cinsiyet ayrımcı politikalar olsun, bunlara karşı bizim de politikalar üretmemiz ve farkındalıklar yaratmamız gerektiğini düşündük. Bunun Susuz ve Kars üzerinden inşallah bu konuda yaptığımız belgeselle, yaptığımız çalışmalarla tüm Türkiye’de görülebilir olmasını sağlayacağız. 

Ö.H: Bir önceki soruda bahsettiğimiz projelerinizi halk nasıl karşıladı? Bölge halkına nasıl yararları oldu?

Tabi ki insanlar da bu konuda duyarlılar, onlar da katıldılar. Pandemiden dolayı çalışmaların tamamını hayata geçirmiş değiliz. Proje kapsamında 8 Mart yürüyüşü, çocuklar arasında şiir ve resim yarışmaları var, onları da yapıyoruz. Ayrıca kadınlarla toplantılar, kahvede toplantılar, bu konuda farkındalık yaratacak bilgilendirici çalışmalar… Biz buradan olumlu örneklerle gitmek istiyoruz. Olumsuz örnekleri çıkarmak yerine “Bakın burada bu oluyor, aslında olması gereken bu” şeklinde bir yaklaşımla bu projeyi yürütmeyi düşünüyoruz.

Projemiz Hollanda Büyükelçiliği’nin desteklediği bir proje, onu da buradan belirteyim. Ayrıca bu çalışmalarımızda Deniz Zeyrek’in büyük katkıları var. Kendisi Susuzlu, Cilavuzlu. Bizim bu çalışmalarımızın tamamına yazılarıyla katkı sundu, özellikle sokak hayvanları konusunun daha görünür olmasını sağladı. Yine bu projemizde de bizi yalnız bırakmadı. Ona da buradan teşekkür edeyim. Onu da unutmayalım, onun da çok emeği var.

Ö: Gerçekten ülke gündeminde yer almasının nasıl sağlandığını buradan anladık. Biz de teşekkür ediyoruz ona. Biz de bilgilendik bu konuda, onun sayesinde size ulaştık. Bunları daha detaylı konuşalım diye.

Ö.H: Son seçimlerde CHP 11 büyükşehir belediyesini ve birçok büyük ilçe belediyesini kazandı. Bu noktada diğer belediyelerden destek alıyor musunuz, kardeş belediye vb. birlikteliğiniz var mı? Son olarak Belediye olarak en çok neye ihtiyacınız var?

O.Y: Genel merkez seçim sonrasında bir çalıştay yaptı ve hangi belediyelerin hangileriyle kardeş belediye olacağını belirledi. Bu çalıştay sırasında bizler istasyon çalışmaları yaptık. Biz ve on tane bizim gibi ilçeyi İstanbul Büyükeşehir Belediyesi ile kardeş yaptılar. Biz seçim sonrasında tabi ki diğer belediyelerimizi de, İstanbul’u da ziyaret ettik. Ancak bize en büyük desteği İzmir verdi. Bilindiği gibi iklimimizde kar yağışı fazla. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir karla mücadele aracı istemiştik, sağ olsunlar gönderdiler. İlçemizin 2 uzak mahallesinde yaşayan yaşlı insanların ulaşımı ya da öğrencilerin okula gitmesi konusunda kış aylarında çok sorun yaşıyorduk, bu sorunun çözümünde kullanabilmemiz için bir otobüs verdiler. İlçemizde itfaiye aracımız yoktu, arazöz gönderdiler. Diğer bazı yardımları da oldu. Bu konuda İzmir Büyükşehir’e özellikle Tunç Başkan ve ekibine teşekkür ediyorum.

İBB ile birçok defa teşebbüsümüze rağmen irtibat kuramadık. Bu durum belki belediye meclislerindeki sorunlarından da kaynaklanıyor olabilir ya da İstanbul gerçekten büyük, sorunları da büyük. Onların da zaman içinde bizlere destek verebileceklerini düşünüyoruz. Şöyle düşünelim, biz İstanbul’da belki bir iş hanı kadar bir yeriz. Onların çok ufak gayretleri burada çok büyük şeyleri başarabilir. Şöyle bir kaygımız var: Kars’ta tek CHP’li belediyeyiz. Bizim burada yapacağımız her şey yarın diğer ilçelerdeki belediyelerini kazanmamız, il belediyesini kazanmamız konusunda muhakkak örnek olacak. Bu kaygı bizi her gün biraz daha güdülüyor. Çünkü biz burada ne yaparsak, hangi olumlu işleri yaparsak, bunun yarın Kars’ın diğer ilçelerinde de anlatılacağını, farkındalık olabileceğini düşünüyoruz ve en aktif belediye olmaya bu yüzden çok çalışıyoruz. Bu konuda da tabii ki özellikle İstanbul’daki Büyükşehir olsun diğer belediyelerimiz olsun onların da yardımlarını istiyoruz, onların çok ufak dokunuşları burası için çok önemli.

Bizim Susuz’da istihdam yaratmamız, burada üretileni burada değerlendirmemiz, burada işleyebilmemiz gerekiyor. Bu anlamda destek bekliyoruz. Örneğin, belediyeler sosyal yardımları için bizim de kooperatifimizden alım yapılabilir. Üretilen ürünü burada işleyebilmemiz için küçük tesisler de, bizlere yardımcı olabilirler. “A Belediyesi bize şu iş makinesini versin. vs” böyle bir talep içinde değiliz. Seçim öncesinde halka anlattığımızda “Biz burada istihdam yaratacağız” dedik, bunun için de üretim yapmak zorundayız. Ülke bugün üretmediği için bu halde. Bizler sosyal demokrat belediyeler olarak istihdam yaratmak zorundayız. Üretim odaklı ortak projeler olabilir. Bu projeler desteklenebilir. Ama tabi bu konudaki müracaatlarımız, temaslarımız da geçiştirilmeden. “Hele bir siz gidin biz bakarız” değil de gerçekten ciddiye alınarak. Genel Merkez tarafından bunun biraz daha denetlenebilir olması gerekiyor. Ne yaptığımızın bizlere de onlara da sorulması gerekiyor. Yapıyorlardır da ama şu ana kadar çok bir şey yapabildik mi, yok çok fazla bir şey yapamadık. Umudumuz var, bu son görüşmelerimizde de umutlarla döndük. Umarım bu umutlar hayata geçer. Tabi onların da sorunları çok büyük ama dedim ya onların çok ufak dokunuşları burası için çok büyük işler yapabilir. Önümüzdeki seçimlerde inşallah diğer ilçe belediyelerini de kazanacağız. Zaten iktidara geliyoruz. Kars’ın merkez belediyesini de inşallah kazanacağız. Kars’tan geçmiş yıllarda olduğu gibi 7 milletvekilinin beşini alacağız. Yine o günlere döneceğiz inşallah.

Ö: Umarım öyle olur. Yayından önce de söylediğim gibi Kars hem CHP’de hem Türkiye siyasetinde çok önemli bir il. Ne kadar nüfusu ve büyüklüğü çok olmasa da çevre illere göre etkisi ve çevresi çok geniş, ümit ediyorum o çevreden siz hızlı bir şekilde yararlanabilirsiniz.    

Ö.H: Seçim dönemi dile getirdiğiniz ve halen hayata geçmeyen/ geçiremediğiniz vaatleriniz var mıdır? Varsa görev sürenizin sonuna kadar hangilerini gerçekleştirebileceğinizi düşünüyorsunuz? Önümüzdeki günlerde hayata geçecek vaatleriniz var mı?

O.Y: Evet, tabi ki tamamını gerçekleştiremedik. Ancak birkaç tanesini gerçekleştirebildik. Bir de şanssız bir döneme denk geldik, pandeminin patlaması, ekonominin krizde olması bizleri de etkiliyor. Ayrıca CHP’li belediyeler üzerinde de bir baskı var. Kurumlar bizlerle çalışmak istemiyor. Diyelim ki Özel İdare, Karayolları, DSİ… Bunlar ya da diğer kurumlar özellikle CHP’li belediyelerle birlikte çalışmak konusunda gerçekten direniyorlar. Engellemeler de oluyor tabi, ama bu bizim için bir mazeret değil. Yine çalışmaya devam ediyoruz. Neyi gerçekleştiremedik? Bir Halk Ekmek projemiz vardı onun için girişimlerde bulunduk, belediyelerimizden destekler istedik. Onu bu yaz inşallah gerçekleştireceğiz.

Hayvan pazarı sorunumuz var, Kars’ın da en büyük sorunlarından birisi bu. Çünkü Susuz’dan ya da diğer ilçelerden insanlar hayvanlarını Kars’a götürmek zorundalar ve götürmesi getirmesi ayrı bir problem. Hem ekonomik anlamda hem de Kars’taki hayvan pazarındaki uygulamalar özellikle üreticiye karşı orada kötü muamele yapılması bir problem. Aracıların oradaki durumlarından dolayı bir an evvel ilçede bir hayvan pazarının olması elzem. Çünkü üreticinin pazarın ya da hayvanın piyasasının ne olduğunu öğrenmesi ya da rahatlıkla gelip orada hayvanını sattığı ya da satamadığı zaman geriye götürebilmesi gerekiyor. Bu anlamda da acil olarak hayvan pazarı ihtiyacımız var. İnşallah bu yaz belediyelerimizden destek isteyeceğiz olmadı bir şekilde kendi imkanlarımızla onu da gerçekleştireceğiz.

Bir mandıra projemiz vardı. En başta dedik, burada üretileni tüccarın insafına bırakmadan köylüyle de bir araya gelip burada üretilen sütün ve etin burada işlenerek piyasaya sürülmesini içeren projelerimiz var. Bunları da gerçekleştirebilirsek hem istihdam alanında başarıya ulaşmış olacağız.

Yine ilçede yol sorunları var, birçok mahallemizde zemin kaplaması taş, asfalt yolumuz yok. Onunla ilgili çalışmalarımız var. Gerçi en büyük kısmını yaptık. Burada uygulama için uygun mevsim de biraz daha kısa. Bu yıl ilkbaharla birlikte hiçbir mahallemizde kilit taşsız mahallemiz kalmayacak. Yine mahallelerde çocukların oynayabileceği parklar yapacağız. Bir parkın inşaatını bitirdik. Ona da çok yakın zamanda bir öğretmen arkadaşımız vardı genç yaşta kaybettik onun ismini verdik: Efkan Zariç. Bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yaşanılabilir, işin, aşın olduğu bir ilçe yaratarak devam edeceğiz. Bu konuda da belediyelerimizden destek aramaya devam edeceğiz. Umarım onlar da destek verirler.

Ö: Açıkçası dediğim gibi, yani ben İstanbul’da yaşıyorum ve benim çevremde herkes Kars Susuz’u biliyor. Nerede olduğunu gösterin desek belki gösteremeyebilirler. Ama Kars’ta bir Susuz diye bir ilçe var ve orada insanlar bir şeyler yapıyorlar, artı değer yaratıyorlar ve herkesin kafasında da ya belki bir gün bizim de destek olabileceğimiz bir nokta düşer de biz de o insanlara destek olabiliriz yönünde. Umut ediyorum o yaptığınız tüm gelişimler olumlu sonuçlanır hızlıca bu projeleri gerçekleştirebilirsiniz. Zor bir coğrafyadasınız. Çok teşekkür ediyoruz. Bizi kırmadınız, sizlerle görüşme fırsatımız oldu. Umut ediyoruz bu pandemi hızlıca biter daha yüz yüze görüşmeler ve yerinde belki projelerde belki bir birliktelik sağlayabiliriz.

O.Y: Bu arada tabi çocukları da unutmadık. Onlarla ilgili de projelerimiz var. Özellikle pandemi döneminde çocukların eğitime erişme konusunda bizim e-okul formatında Cilavuz Okul diye bir program hazırlattık, bu programda çocukların konu anlatımları var, sorular çözebiliyorlar, deneme sınavları var. Pandemi döneminde bunları yaptık. Yine elimizden geldiğince çocuklara uzaktan eğitime ulaşabilecekleri araçları sağlamaya çalıştık.

Bu dönem bir projemiz daha var: Çocukları tiyatroyla buluşturma. Çocuklar bu dönem evden dışarı çıkamadılar. Bu konuda da bir ekiple şu anda görüşüyoruz. Onların hazırladıkları bir tiyatro var. Tiyatroyu da sanal ortamda sergiliyorlar. Onları da çocuklarımızla buluşturacağız. Çocuklarımızı unutmadık çalışmalarımız sürüyor.

Ben teşekkür ederim, bizi oradan unutmadınız. Size konuk olmak da onurdu benim için. Teşekkür ediyorum sağ olun, sizleri de Kars’a bekliyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu